
Şüphesiz dünyada artan rekabetle birlikte artık fikirlere eskisinden daha da fazla değer verilmeye başlanıldı.
Her ne kadar ülkemizde Fikirler çok basit bir şekilde çalınsada, Buna rağmen fikirlerimizin yaşamsal bir öneme sahip olduğuna kendimizi inandırmamız, ve her ne kadar gerçekleşmeyecek de olsa onları öldürmeden gerekirse değişiklikler yaparak hayata geçirme mücadelesinde bulunalım.
Hayattaki her şey gibi, yeni başlangıç girişiminiz de hayal limitlerinizi zorlarcasına sürekli değişecek ve gelişecektir.
Girişiminizin temel taşı olan fikirler değişmek için vardır. Asıl önemli olan, fikirlerin “neden” değiştiğinin bilincinde olmak ve bu değişim karşısında rahatsızlık hissetmemektir.
Ölçeklenebilir İlerleme
Bir problemi kağıt üzerinde çözmek ile aynı kavramın etrafında gerçek anlamda başarılı bir iş oturtmak arasında ciddi anlamda fark var:
Fikrinizin etrafında bir iş mantığı oluşturmadıysanız,bu işi destekleyen “dünyaya prizmadan bakan” birkaç — ki birkaç başlangıç girişimlerinde iki ile üç arasında bir rakama denk gelir — ekip arkadaşını aynı ortak hayale inandırmadıysanız; gerek coğrafi, gerekse düşünsel sınırlardan kendinizi özgür bırakmadıysanız;daha henüz fikrinizi ölçeklenebilir bir şekilde büyüyen bir şirkete dönüştürmüş sayılmazsınız.
Evet, bazı fikirler sadece tek bir kişiye bağımlı olarak yürür. Bunda da kötü bir şey yok. Örneğin danışmanlık yapan bir kişi sadece kendi kişisel bilgi, birikim ve deneyimine dayalı hareket edebilir. Bu tarz bir işte kişi sayısını arttırarak daha çarpıcı bir ürün ortaya koymanıza gerek olmayabilir.
Bununla birlikte bazen işini bilen,riski seven,bir hayale inanacak kadar deli, ekip arkadaşlarını bir yapbozun parçaları gibi tamamlayan yaptıkları işi “iş” olarak görmeyen (olumlu anlamda)bir çekirdek ekiple, inanılmazı yaratabilirsiniz.
Eğer dünyayı değiştirecek bir fikriniz varsa, ve bu işi yapan, fikri işleyen, düşünen, üreten, strateji geliştiren tek kişi sizseniz, bu durum başlangıç girişiminizde bir ölçeklenme sorununun ilk sinyalleri olabilir.
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız, amacınız “bir şirket kurmak”tan çok ötedir. Amacınız “bir ihtiyaca cevap vermek”ten de çok ötedir.
Dolayısıyla bakış açınız mümkün olduğunda geniş olmalı, ve aynı zamanda gerektiğinde odak noktanızı ve odak genişliğinizi de çok rahat değiştirebilmelisiniz.
Sürekli Değişim
Kısacası sürekli değişime hazır olmalısınız.
Emin olun, yukarıda sıraladığım şeyler iş akışınızı çarpıcı ve kaçınılmaz bir şekilde değiştirecektir.
Değişimin nedeni her ne olursa olsun, ortada bu kadar çok parametre varken, rakipleriniz bu denli hızlı ilerlerken, gerçek anlamda pazarınızı incelemenizi, test yapmanızı, ve mükemmel bir ürün ortaya çıkarmanızı beklemek, en iyimser yaklaşımla bir mucizenin gerçekleşmesini beklemek olur.
Eğer geleceği gören bir kâhinseniz sizin bilgeliğiniz önünde eğilmekten başka bir şey gelmez elimden.
Yok eğer kendinizde bu yetiyi görmüyorsanız yapabileceğiniz tek bir şey var:
Kara tahtaya tekrar ve tekrar sil baştan bir şeyler yazmak.
Ta ki mükemmeli yakalayana kadar…